Kâ‘b el-Ahbâr Hazretleri şöyle anlatır:
“Hz. Ali t Yemen’e geldiği zaman, kendisiyle buluşup:
«–Muhammed’in sıfatlarını bana anlatır mısın?!» dedim. Efendimiz’in sıfatlarından bahsedince tebessüm ettim. Bana:
«–Niçin tebessüm ettin?» diye sordu.
«–Onun sıfatları, bizim Mukaddes Kitab’ımızda haber verilenlere uyuyor da onun için tebessüm ettim. O bizim kitabımızda da, aynen senin anlattığın gibi tavsif edilmektedir» dedim. Hemen Peygamber Efendimiz’in nübüvvetini tasdik ve kendisine iman ettim. Âlimlerimizden bazılarını çağırdım. Kendilerine bir kitap çıkarıp:
«–Bunu babam benim için mühürlemiş, kapamış ve “Bunu Yesrib’den (Medine’den) Hz. Peygamber’in çıktığını işitinceye kadar açma!” demişti» dedim.
Peygamber r Efendimiz’in vefatlarına kadar Yemen’de müslüman olarak oturdum. Ebû Bekir t de vefat etti. Ömer bin Hattab t halife olunca Medine’ye geldim. Ah ne olurdu daha evvel hicret etmiş olsaydım!” (Vâkidî, III, 1083)